Gönüllülerimizden

Gönüllü olmanın bir ayrıcalık olduğunun farkına vardım

"TEGV'e üniversiteden bir hocamın tavsiyesiyle başladım. Başlarda, gönüllü olmanın beni bu kadar eğlendireceğini, geliştireceğini tahmin bile etmiyordum. Fakat etkinliklere katıldıkça gönüllü olmanın bir ayrıcalık olduğunun farkına vardım, özellikle de TEGV'de.

Düşler Atölyesi'nde çok güzel günler geçirdim. Çocukların hayal dünyasına ufak da olsa katkıda bulunmak, burada bulunmamı anlamlı hale getirdi. Düşler Atölyesi sayesinde kendime olan güven duygumun yanı sıra, çocuklarla olan iletişim gücümün de arttığını hissedebiliyorum.

Çocuklar, Düşler Atölyesi'ne ilk geldiklerinde büyük bir önyargıya sahip oluyorlar. Çünkü Düşler Atölyesi'nin okullardaki zorunlu resim-iş dersleri gibi olduğunu düşünüyorlar. Fakat etkinliklere başladığımızda bu yargılarının yanlış olduğunu anlıyorlar. Çünkü çocuklar burada 'özgür olduklarının' farkına varıyorlar. Atölyede hayallerini resmettikleri için rahatlıyor ve yeni hayaller kurmaya başlıyorlar.

Sekizinci etkinlik haftasına geldiğimizde çocuklar Atölye'den ayrılmak istemiyorlar. İşte çocuklarda bunu görmek, burayı sevdiklerini hissetmek, onların hayallerine katkıda bulunduğumu hissetmek burada olmanın en büyük ve güzel sebebi..."

Emine Şeyda Erceylan - 20 yaş / Eskişehir Atatürk Eğitim Parkı

Herşeyi güzelleştirmek

"Düşler Atölyesi benim hayata bakış açımı değiştirdi. Öğrendiğimiz o güzel tekniklerin dışında kendi başıma da bir şeyler üretmeye başladım. Bunları çocuklarla paylaşmak ve onların düşüncelerini de alıp yeni şeyler ortaya çıkarmanın, el becerilerini geliştirmenin, yeniliklere açık olmanın, bir şeyleri denemekten korkmamanın; hem benim hem de çocukların tam anlamıyla özgüvenimizi geliştirdiğine inanıyorum. Sürekli farklı şeyler yapmamız, çocuklar arasındaki işbirliği, yardımlaşma ve fikir alışverişi, etkinliklerimizin çok daha zevkli geçmesini sağlıyor. Her hafta etkinlik saatimiz çok çabuk bittiği için üzülüyoruz.

Düşler Atölyesi'nin kapısından içeri girdiğimizde çoğu şeyi arkamızda bırakıyoruz ve farklı bir dünyaya, düşlerimizin dünyasına giriyoruz. Odadaki bütün malzemeler hazır, kullanılmayı bekliyorlar. Ben malzemeleri masanın üstüne koyup, çocuklardan bir şeyler yapmalarını istediğim an, ilk başta yüzlerinde şirin bir şaşkınlık beliriyor, daha sonra kendilerini çabucak toparlayıp o küçük elleriyle malzemeleri kullanarak bir şeyler yaratmaya başlıyorlar. Onların yaratıcılıklarını görmek, düşlerini bazen bir kâğıdın, bazen bir kartonun üzerine aktardıklarına tanık olmak, o küçük ellerin marifetlerini seyretmek, insan ruhunu dinlendiriyor. Bundan daha güzel ne olabilir diye düşünüyorsunuz. Ve o an size bu duyguyu yaşatan çocuklara ve herkese teşekkür etmek istiyorsunuz. Hepinize teşekkür ederim."

Sultan Dinçer - 23 yaş / Gaziantep Eğitim Parkı

Düşler Atölyesi ve ben

"Plastik sanatların duygu ve düşüncelerin ifadesinde ne kadar başarılı olduğunu Düşler Atölyesi ile keşfettim. Sanat aracılığıyla insanların ne kadar özgürleşebildiğini, atölye etkinlikleri sayesinde anladım. Artık hayata daha farklı bir gözle bakabiliyorum. Çevremdeki nesneleri, sanat eserine dönüşebilecek birer ifade aracı olarak görüyorum.

Düşler Atölyesi sayesinde çocukların dünyaya bakış açılarını genişletebiliyor olmak, bana sonsuz bir iç huzuru veriyor. En sorunlu ve en haylaz çocuğun bile boyalarla, fırçalarla buluştuğunda nasıl huzur bulduğunu görebilmek gerçekten çok güzel. Çocuklarla birlikte hayatın farklı yönlerini keşfedebilmek, onlara farklı olmanın güzelliğini gösterebilmek benim için artık bir vazgeçilmez oldu. Onlara farklı düşünmeyi öğretirken, kendi farkındalıklarımı da genişletiyorum. Hep birlikte hayata ve çevremize, 'bakmak' ile 'görmek' arasındaki farkın bilincinde olarak yaklaşıyoruz.

Düşler Atölyesi, kendimi gerçekleştirme serüvenimde bana çok yardımcı oluyor, ayrıca bu deneyimlerimi çocuklarla paylaşmak da bana huzur veriyor..."

Hakan Şahin - 27 yaş / Diyarbakır Bağlar Eğitim Parkı

Hayal dünyamda yeni ufuklar açmamı sağladınız

"Ben 5 yıldır köylerde sınıf öğretmenliği yapıyorum. Bir yılı aşkın bir süredir de TEGV gönüllüsüyüm. Çocukları o kadar çok seviyorum ki tatiller bana sıkıcı geliyor. Çocuklarımdan ayrı geçen zamanlar geçmek bilmiyor.

TEGV'le ilk olarak 2006 yılının Mart ayında Düşler Atölyesi eğitici eğitiminde tanıştım. İki günlük Düşler Atölyesi eğitiminde benim hayal dünyamda yeni ufuklar açmamı sağladınız. Sizinle tanışmadan önce öğretmen olarak, Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi dışındaki konulara fazla zaman ayırmıyordum. Tek amacım çocukların öncelikle Türkçe ve Matematik'i öğrenebilmesiydi. Tüm enerjimi bu derslere harcadığım için Resim, Müzik, Beden Eğitimi gibi derslere gereken önemi veremiyordum. Ancak sizinle geçirdiğim iki gün benim hayatımda bir dönüm noktası oldu diyebilirim.

Düşler Atölyesi eğitici eğitiminde çok kolay, çok kullanışlı, az masraflı, hayal dünyamızın sınırlarını zorlayacak çalışmalara imza attık. Ve farkında olmadığım bir yönümü keşfettim; meğer ben ne kadar çok seviyormuşum güzel sanatları. Bu konuda neler başaracağımı gösterdiniz bana. İki günlük çalışma, ömrüm boyunca unutamayacağım anılar yaşamama ve hayatım boyunca kullanabileceğim teknikler öğrenmeme yardımcı oldu. Öğrendiklerimi Düşler Atölyesi'ne gelen çocuklarımıza, çalıştığım köy okulundaki öğrencilerime ve evde ikinci sınıfa giden kardeşime aktarıyorum. Bu eğitimleri alan diğer arkadaşlarım da öğrendiklerini çocuklara aktarsa; Türkiye'de yaşayan tüm çocuklara, çocuklardan ailelere kısacası herkese ulaşmış oluruz. Böylece, basit gibi görünen bu çalışma aslında Türkiyemizin geleceğine yön verebilir.

Düşler Atölyesi eğitimini aldıktan sonra sınıfımda oyun hamuru etkinliğini yapmaya karar verdim. O güne kadar undan sadece ekmek ve pasta yapılacağını öğrenmiş olan öğrencilerim, kendi oyun hamurlarını kendilerinin yapabileceklerini keşfettiler. O minik eller hamura öyle istek ve arzuyla dokunuyordu ki sanki kendi geleceklerini yoğuruyor ve ona şekil veriyorlardı. Ben ise onları sadece izliyor ve bunları yapmakta geç kaldığım için kendi kendime hayıflanıyordum. Çocukların gözlerindeki o parıltı zihnimde şimşekler çaktırdı ve o günden sonra bu tür etkinliklere daha fazla zaman ayırmam gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Şimdi bu etkinliklerin üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Ama ben ve çocuklarım artık daha fazla hayal edebiliyoruz. Ve bu hayallerimizi imkânlarımız el verdiği ölçüde gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Bizlere bu imkânı veren ve sizleri tanımamıza vesile olan TEGV ve Düşler Atölyesi ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu tür eğitimlerinizin devamını dört gözle bekliyoruz. Tekrar görüşmek ümidiyle..."

Burak Yelken - 26 yaş / Diyarbakır Bağlar Eğitim Parkı

Sıra dışı bir ortam; 'düşlerimizin üretildiği yer'

"Yaklaşık 2,5 yıldır Düşler Atölyesi ile iç içeyim. İsmine baktığımızda 'yapamam' diyebileceğimiz bir etkinlik gibi görünüyor. Fakat içine girince o kadar da zor olmadığını gördüm.

Düşler Atölyesi, Türkiye şartlarında 'sıra dışı bir ortam' olarak nitelendirilebilir. Çocuklar bu atölyelerde sağlanan imkânlarla yaratıcılık kavramının ne demek olduğunu daha iyi anlıyorlar. Ayrıca etkinliklerde gerekli malzemeleri oluşturmak için atık malzemeleri kullandıklarından, artık çevrelerindeki pet şişeleri ve kapakları, kola kutusu vb. çöpleri birer çalışma materyali olarak görebiliyorlar. Birbirlerinden illa ki etkileniyorlar, ancak bir o kadar da ilginç fikirler ortaya çıkarabiliyorlar.

Atölye denildiğinde ilk olarak bir şeyler üretilen bir yer geliyor akla. Düşler Atölyesi için de; 'bastırılan, ortaya çıkmasından çekinilen düşüncelerin, düşlerimizin üretildiği yer' diyebiliriz. Çocukların yanı sıra biz gönüllülere de 'var olanın dışında yeni şeyler üretmek, var olanı geliştirmek' gibi beceriler kazandırıyor.

Düşler Atölyesi'nin benim en beğendiğim, çocukların da en heyecanlandıkları ve şaşırdıkları yanı, kullandıkları malzemelerden bazılarını kendilerinin yapıyor olmaları. Boya kullanılması gerektiğinde 'hadi boyalarımızı yapalım', oyun hamuru kullanılması gerektiğinde de 'hadi hamurumuzu yapalım' dediğimizde yüzlerindeki şaşkınlık, heyecan ve merak görülmeye değer doğrusu."

Mehmet Şirin Erbul - 24 yaş / Ferit Aysan Eğitim Parkı

Farklılıkların aslında bir zenginlik olduğunu yaşadıkça öğrendik

"Düşler Atölyesinde 'Grup Dinamiği' adlı bir çalışma yapmıştık. Büyük boy bir kraft kâğıdın çevresine dizilen çocuklar aynı anda soyut resimler yapıyor, daha sonra saat yönünde dönerek birbirlerinin çalışmaları üstünden devam ediyorlardı. Sonunda ortaya çıkan resim herkesin ürünü oluyordu. İtiraf etmeliyim ki, bu çalışmayla ilk tanıştığımda en son benim fırçamın değdiği yeri kendi eserim olarak sahiplenmiştim.

Şimdi ise görev yaptığım okulda farklı bölgelerden gelen, farklı karakterlere sahip öğretmenler olarak el ele verince hem çocuklar hem de kendimiz için ne kadar verimli olabileceğimizi fark ettik. 23 Nisan kutlamaları için, birimiz kızlardan oluşan dans grubunu, birimiz tiyatro grubunu, birimiz ise koroyu çalıştırdık. Birbirimizin provalarında bulunduk, birbirimize fikir verdik ve destek olduk. Sonunda hepimizin olan bir ürün ortaya koyduk. Farklılıkların aslında bir zenginlik olduğunu yaşadıkça öğrendik.

Düşler Atölyesi'nin etkisi sadece meslek hayatımla sınırlı değil tabii ki. Ne çevremdeki tabulara esirim artık, ne de içinde yetişmediğim bir dünyanın özentisindeyim. Nerede ve kim olduğunu bilen ve nereye gideceğini kendi belirleyen biriyim.

Bundan 4 yıl önce Düşler Atölyesi'ne ilk girdiğimde gördüğüm renkler şimdi hayatımda. Siyahıyla, pembesiyle, mavisiyle bakabilmeyi öğrendim.
'Düş Gemisi' diyorum ben bu yolculuğun adına, denizin mavisinin verdiği umutla devam ediyorum yoluma."

Meltem Ulucan - 24 yaş / Diyarbakır Bağlar Eğitim Parkı

Etkinlikler bana ve mesleğime çok şey katıyor

"Düşler Atölyesi'ni ilk olarak arkadaşlarımdan duymuştum ve ismi ilgimi çekmişti. Arkadaşlardan fikir ve bilgi aldıktan kısa bir süre sonra da Düşler Atölyesi eğitimine katıldım. İki gün hem çok eğlendim, hem de birçok şey öğrendim.

Düşler Atölyesi'nde bulunmak, beni mutlu ediyor. Atölyede olduğum süre boyunca kendimi tüm sorunlarımdan uzak ve rahat hissediyorum.

Atölye'de gördüğüm etkinlikler bana ve mesleğime çok şey katıyor. Zaten ben de gündelik hayatta sürekli çocuklarlayım. Onların gözlerindeki pırıltıyı ve öğrenme isteğini görenlerden biriyim. Bu tür çalışmaların onların hayatında ne kadar büyük bir önemi olduğunu biliyorum.

Çocuklar için farklı çalışmalar düşünmek yaratıcılığımı geliştiriyor. Burada yaptırdığım ya da gördüğüm etkinlikleri ayrıca kendi eğitim verdiğim çocuklarıma da uyarlıyorum. Etkinlik havuzum gün geçtikçe gelişiyor, büyüyor. Düşler Atölyesi farklı düşünmemi, kendimi keşfetmemi, inanmamı ve güvenmemi sağlıyor. Tüm bunlar sayesinde ben ve çocuklar, hayata farklı açılardan bakabilen, geniş ve farklı düşünen bireyler olacağız."

Özge Özer - 23 yaş / Ferit Aysan Eğitim Parkı

Mavi saçlı kız

"Eskiden mavi saçlı kızlar, mor renkli elmalar çizmezdim, çizen öğrencilere de düzeltmeleri için müdahale ederdim, ama artık düşleriyle baş başa bırakıyorum onları, tabii kendimi de. Resimlerimde mavi saçlı kızlar çizebiliyorum artık. Düşler Atölyesi ile tanıştıktan sonra hayatımdaki önemli değişikliklerden biri, hiçbir şeyi atamaz hale gelmem oldu. Atık malzemelerle neler yapılabileceğini gördükten ve denedikten sonra, çikolata kâğıdından meyve suyu kutularına kadar her türlü malzemeye değer veriyor, onları çöp olarak görmüyorum. Bir şeyleri atmadan önce 'bundan nasıl bir çalışma yapabilirim' diye düşünüyorum. Hatta evimizin bir köşesine 'Mini Düşler Atölyesi' kurduk.

Düşler Atölyesi ile ilgili söylenecek çok şey var ama isminden de anlaşılacağı gibi, bize yeniden düşler kurdurması en büyük yararı bence. Ve inanın bu ortamı görmeyen, bu pozitif bakış açısını kazanmayan arkadaşlarla aramızdaki fark o kadar açık ki; çevremizdekiler de Düşler Atölyesi'nin farkını anlıyor. Düşler Atölyesi Projesi umarım uzun yıllar devam eder ve biz gönüllüler de çocuklarla eğlenceli, yaratıcı, faydalı daha birçok çalışma yapabiliriz."

Gülden Şahin - 26 yaş / Diyarbakır Bağlar Eğitim Parkı

Bir sürü düşü gerçekleştireceğim aklıma gelmezdi

"Düş, düşlemek ve düşünüzün gerçekleşmesi. Bunlar çok güzel hatta müthiş duygular. TEGV ile tanışalı, 14 Şubat'ta tam 7 yıl oldu. İlk etkinliğimiz "Atık Malzemeleri Değerlendirme" idi. Adımız "çöpçü"ye çıkmıştı ama çocuklarla atıkları değerlendirerek muazzam çalışmalar yaptık.

Daha büyük, çocukların içlerindeki tüm duyguları aktaracakları, içerisine girdiklerinde farklı bir dünyada olacakları, keşfedecekleri, boyaların içerisinde çıldıracakları bir yer kurmayı düşlüyordum. Ve bir gün bu Atölye'nin kapısından içeri adımımı atıp çocuklarla beraber boyaların dansını yapacağım, sihirli boya ile yüreklerine sihir katacağım, akrilik boyayı onların minicik elleriyle yapacağım, t-shirt üzerlerine desenler yapacağım, farklı çalışmalara katılacağım, sergilere hazırlanacağım ve daha saymakla bitiremeyeceğim birçok düşü gerçekleştireceğim aklıma gelmezdi.

Bir gün tanıtım için Gazi Bey, parkımızı ziyarete geldi. O Düşler Atölyesi'ni anlatırken benim gözlerimden sevinç parıltıları, aklımdan 'neler yapabilirim' düşüncesi, dilimden 'İşte bu!' çığlıkları yükseliyordu. Sizlerle tanışalı 3 yıl oldu. Ve sizler benim düşümdeki atölyeyi kurdunuz. İlk gönüllü eğitimi parkımız yapılırken, büyük bir heyecan ile geldim. Eğitim sırasında 'bu tekniklerin çoğunu biliyorum ve etkinlik sırasında sıkılacağım' diyordum. Ama gönüllü arkadaşlarımla beraber bir bütünün parçası olduğumu fark ettiğim an, tüm düşüncelerim buna kilitlendi. Diyarbakır'da, Van'da, Gaziantep'te, Ankara'da, İstanbul'da, Eskişehir'de aynı atölyede aynı tekniklerle yüzlerce hatta milyonlarca çocuğa ulaşacaktık.

Düşünüyorum da ne çabuk geçmiş zaman, atölyeye giren çocukların yüzleri, gülümseyişleri, yaratıcılıkları, keşfetmenin mutluluğu, oyunlar aklımdan bir bir geçiyor. 'Ben bu resmi yapamam' diyen bir çocukla konuştuktan sonra yapmaya başlamasının, bende yarattığı mutluluğu tarif edemem, ya da 'Ceyda abla başardım!' diye bağıran bir çocuğun gözlerindeki ışığı. Atölyeye giren grubun ilk gün birbirlerine söz vermeleri 'biz bir ekibiz' diye. Atölyeden çıkarken bana sıcacık sarılmaları, sanki bir daha hiç görüşmeyecekmişiz gibi sımsıkı. Etkinlikten ayrıldıktan sonra seslenişleri hala 'biz bir ekibiz' der gibi. Atakan'lar, Ayşe'ler, Sevinç'ler, Mustafa'lar, Mehmet'ler, Leyla'lar, Umut'lar saymakla bitmez, hepsinin bir sözü kulaklarımda, hepsinin yüzü, atölyeye ilk girdikleri gün yüzlerinde oluşan ifade, atölyenin son günü oluşan hüzün..."

Ceyda Oskay Can - 24 yaş / Atatürk Eğitim Parkı
Ali Numan Kıraç Etkinlik Merkezi / ESKİŞEHİR

Sınırlarımı zorlamama yardımcı oldu

"Bana kendimi anlatabildi Düşler Atölyesi... Anladım ki, 'ülken için bir şeyler yap' deyip duranlara yanıt olan 'nereye kadar ben bir şeyler yapabilirim ki' düşüncemi yıktı Düşler Atölyesi ve TEGV. Sınırlarımı zorlamama yardımcı oldu. Teşekkürler."

Yasemin Aydın - 24 yaş / İzmir Eğitim Parkı

Bu atölyede çocuk işçiler çalışıyor

"Hep bir arayış içerisinde olduk. 'Kendimi nasıl ifade edebilirim?' sorusuna cevap aradık. Bu cevaba ihtiyacımız vardı. Çünkü içimizde her gün büyüyen bir enerjiye sahiptik. En güzeli, içimizdeki enerjiyi çocukken dünyaya getirmek. İşte Düşler Atölyesi, bu süreci üstleniyor. Çocukları, onlara hayatın hediyesi olan becerileriyle buluşturuyor. Yani çocuğun becerisi ne ise, kendini becerisiyle ifade etmesini sağlıyor. Ben 7-8 yaşlarındayken, babam bana birçok arkadaşımın özendiği siyah beyaz oyuncak bir polis arabası almıştı. Oysa benim renklerim sarı-kırmızıydı. Tuttuğum gibi o arabayı balkondan sokağa fırlatmıştım. Oyuncağı olmayan çocukları düşünmeden. Düşler Atölyesi herkese açık bir yer. Çocuklar hem sosyalleşiyor hem de farklı sosyo-ekonomik seviyelerde bulunan arkadaşlarını görüp davranışlarına çekidüzen veriyor burada. Muhtemelen de benim o yaşlarda yaptığım davranışı sergilemiyorlar."

Ferat Yılmaz - 21 yaş / Diyarbakır Bağlar Eğitim Parkı

Düşler Atölyesi Nedir?Düşler Atölyesine Gönüllü olunNerelerdeyiz?
Eğitim Gönüllüleri VakfıInternational Youth FoundationNokia